“ Kapımı çalıp durma ölüm, Açmam; Ben ölecek adam değilim. ” diye başlar ve aynı şekilde bitirir Cahit Sıtkı Tarancı 1 Nisan 1942’de Varlık ’ta yayımlanan şiirini. Bir yaşama tutkunu olduğunu sık sık şiirlerine konu edinen Tarancı, bu dizelerinin o dönemlerde başka bir yaşama tutkunu şair olan Rüştü Onur’a temas ettiğinin bilincinde miydi, bilinmez. Rüştü Onur, Salâh Birsel’e 31 Mart 1942’de (bir gün beklese üstteki şiiri de okumuş olacaktı belki de) yazdığı mektuba Hülâsa adlı şiirini de ekler ve şöyle söz eder şiirinden: “ Sana son yazdığım bir şiiri daha gönderiyorum. Bakalım beğenecek misin. Bu şiir Cahit Sıtkı’ya isteyerek veya istemiyerek ithaf edilmiştir. Bu şiiri çok seviyorum Salâh. Rüştü Onur’un bu çok sevdiği şiirin karamsar havası, onun, söz ettiğimiz “yaşama tutkunu” tavrını pek yansıtmasa da Salâh Birsel’e gönderdiği 5 Haziran 1942 (1 Nisan geçilmiştir ve muhtemelen şiiri okumuştur Rüştü Onur) tarihli mektup bir başka ipucu gösterir: “ Bugün çok sevdiğim ...
“ Size Nefesimi Bırakıyorum ” adlı, abisine dair anılarını anlattığı kitapta, Cemal Süreya’nın kız kardeşlerinden Perihan Bakır, 13 Şubat 1963 tarihli bir mektuptan söz eder. Cemal Süreya, kardeşi Perihan ‘a, bir arkadaşının, (diğer) kardeşi Ayten’e talip olduğunu ama daha tanışmadıkları için önce tanışmaları gerektiğini yazar bu mektupta. Ayten’e de, “ Arkadaşım çok iyi bir insan, seninle evlenmek istiyor, evlen kız. O, Türkiye’nin en iyi şairi ” diyen Cemal Süreya, kardeşini bu buluşmaya ikna eder. Ama buluşma günü işler beklenildiği gibi gitmez, Cemal Süreya ve Ayten sözleştikleri yerde şairi uzun bir süre beklemesine rağmen kimse gelmez. Ayten, en sonunda, “ Tamam artık, hadi gidelim abi ” der ve bu buluşma gerçekleşmeden sonlanmış olur. Cemal Süreya, sonraki günlerde, Ahmed Arif’i gördüğü ilk yerde ona, kırgınlıkla, “ Kıza çok ayıp oldu, neden gelmedin ?” diye sorar. Ahmed Arif, “ Temiz gömleğim olmadığı için gelemedim ” diyerek, Cemal Süreya’dan özür diler. Ahmed Arif’i...